KÜSMEK ŞİDDETTİR, PEKİYİ NEDEN?

İlk çocukluk çağlarımızı hatırlayalım, neden küserdik, nasıl küserdik? Konuşmaya başlamamız ile beraber öğrendiğimiz ilk kelimelerden biridir “ver” annemiz ya da başka bir yakınımız istediğimiz bir şeyi bize vermezse hemen küstüm deyip bir de omuz silkerdik. Sanırım ilk küsmemiz istediğimiz nesnelere ulaşamadığımız içindi. Sonra ikili ya da karşılıklı oyun oynamaya başlamamızla beraber oyun arkadaşımız bizim beğendiğimiz oyuncağımızı elimizden alınca küsüyorduk. Sahip olduğumuz bir nesne elimizden alınınca küserdik. Bunları okurken tebessümle okuyoruz. Ergenlikle beraber galiba işler ciddileşmeye başlıyor. Sevdiğimiz ya da hoşlandığımız kişiyi elimizden alırsa bir arkadaşımız küsüyorduk. İçinizden tabii küsecektik dediğinizi duyar gibiyim. Bence de çok haklısınız; ama burada birinin diğerine neden küstüğü çok açık ve ikisi de küs kalmakta kararlılar. Şimdi gelelim küs olmanın neden şiddet olduğu kısmına, küs olunca karşılıklı taraflar neden küstüklerini bilmiyorlar ve bununla ilgili bir sürü varsayımları var. Küsmek problem çözmenin ilk adımı olan konuşmanın önünü kapattığı için kabusa dönebiliyor. Küsmenin çocukluk çağına ait bir durum olduğunu içten içe bilen yetişkin neden küs olduğunu söylemeden usulca uzaklaşıyor. Karşı taraf ise sürekli düşünüyor acaba ben ne yaptım da bana küstü, neyi yanlış yaptım ya da neyi nasıl anladı da küstü. Yeri geliyor uykuları kaçıyor, üzülüyor, neden bulmaya çalışıp kendi zihnini yoruyor. Bazı durumlarda bana küstün mü diye sorsa bile yok canım ne alakası var çocuk muyuz deyip yine söylemiyor. Küsmek barışmanın da önünü kapamış oluyor. Hiçbir şey olmamış gibi devam etseniz içeride bir çığ büyüyor iki kişinin de farkında olmadığı bir çığ besleniyor her konuşulmadan üzeri kapanan küslükte. Küsüp bir daha hiç konuşmadıklarımızda ise seneler sonra bile rüyalarımıza girebiliyor. Anlamlandıramadığınız durumlar mıh gibi işliyor zihnimizde bir yerlerde. Acaba aramızdaki sorun düzelebilir miydi, neydi acaba, asıl neden gibi cevapsız sorular. Küs olduğumuz ilişkiler de aslında zihnimizde devam eden hikayelerimiz olarak kalıyor. Kırgınlıklar kızgınlıklar orada kalabiliyor nedenini hatırlamıyor olsanız bile kalıyor duygusu. Karşı tarafı cezalandırmak için kendinden ve nedenlerinden mahrum bırakmak psikolojik şiddettir. Bazen küsmek yerine konuşarak ilişkiyi kesmek sağlıklı bir benlik koruma sınırı olabilir; ama hiçbir şey söylemeden küsüp gitmek şiddettir.